Etkinlikler

İzmir Psikolog - Pera Psikolojik Danışmanlık Merkezi

Merkezimizde yüz yüze ya da online gerçekleştirdiğimiz güncel etkinliklerimize buradan ulaşabilirsiniz. 

Tükenmişlikle Başa Çıkma Çalışma Grubu (Kayıtlar Devam Ediyor)

*Kayıtlar Doldukça Yeni Çalışma Grupları Oluşturulacaktır.

5 Kasım 2022

WhatsApp Image 2022-10-18 at 19.07.12.jpeg

Zaman zaman yaşamın akışında karşılaştığımız stresli durumlarla başa çıkmakta zorlanabilir ve kendimizi tükenmiş hissedebiliriz. Böyle dönemlerde isteksizlik, güvensizlik, ümitsizlik, sabırsızlık huzursuzluk gibi duygular hissedebilir bunlara ilaveten baş ağrısı, mide sorunları, kas gerginliği, uyku ve iştah düzensizlikleriyle kendini gösterebilen fiziksel kökenli olmayan bedensel belirtiler yaşayabiliriz. Böyle dönemlerde destek almak önemli olduğu kadar alınan desteğin niteliği ve bilimselliği de önem taşır. Bu çalışmada etkililiği kanıtlanmış iki değerli yaklaşım olan psikodrama ve EMDR terapisi tekniklerinin bir araya getirilerek ve grubun iyileştirici gücünden de yararlanarak katılımcıların stresli durumlar karşısında psikolojik anlamda güçlenmeleri hedeflenmektedir. Katılımcılar bu süreçte öğrendikleri teknikleri çalışmadan sonra kendi başlarına kaldıklarında da kullanabileceklerdir. Böylelikle stresle başa çıkma becerilerine yenilerini ekleyip tükenmişlik duygularıyla daha etkili bir şekilde çalışabileceklerdir.

Psikodrama ilk olarak J.L. Moreno (1919) tarafından kullanılmış ve kendisi bu yaklaşımı gerçeğin dramatik yöntem ile bilimsel olarak araştırılması olarak tanımlamıştır. Psikodrama bireylere, yaşadıkları sorun ve/veya durumlar hakkında konuşmak yerine bunları canlandırma yoluyla dışa vurmalarını sağlayarak yardımcı olmayı temel alan bir grup psikoterapisi yaklaşımıdır. EMDR (Eye Movement Desensitization and Reprosessing- Göz Hareketleriyle duyarsızlaştırma ve yeniden işleme) terapisi ise adaptif bilgiyi işleme modelini temel alır. Shaphiro (1987) tarafından İlk başlarda basit bir teknik olarak ortaya çıkan EMDR, zaman içinde psikopatolojilerin temeli olarak görülen rahatsız edici anıları ve beynin bilgi işleme sistemini bütünleştirerek yeni bir terapi yaklaşımı haline gelmiştir (Shapiro, 2007). EMDR terapisinin, TSSB semptomları (Marcus vd., 1997; Van Etten & Taylor, 1998, Maxfield & Hyer 2002, Konuk ve ark., 2006; Acarturk vd., 2016, Wilson vd., 2018, Yurtsever vd., 2018) başta olmak üzere tıbbi olarak açıklanamayan (somatik) semptomlar (Van Rood ve De Roos, 2009) depresyon, anksiyete (Shapiro,1999, Capezzani vd., 2013), ve birçok başka psikolojik bozuklukla etkin şekilde çalıştığı kanıtlanmıştır.